cialis 20 cialis ohne rezept cialis rezept kamagra deutschland kamagra oral jelly kaufen sildenafil generika cialis ohne rezept viagra rezeptfrei cialis deutschland kamagra 100mg oral jelly viagra deutschland levitra 20 levitra preis viagra bei frauen levitra bayer levitra apotheke kamagra ohne rezept viagra preis kamagra oral jelly

TEKHNE YAYINLARI
 

air max bianche nike air max saldi nike shox rivalry nike huarache scarpe jordan mbt scarpe christian louboutin milano louis vuitton occhiali da sole scarpe louis vuitton louboutin uomo michael kors borse louis vuitton sito ufficiale tiffany gioielli scarpe mbt nike air max bianche nike free run christian louboutin outlet polo ralph lauren prezzo gioielli tiffany polo ralph lauren prezzi nike roshe run louboutin outlet occhiali louis vuitton jordan scarpe borse michael kors spaccio hogan polo ralph lauren uomo

 

HAKKIMIZDA

YENİ YAYINLAR HABERLER

İLETİŞİM

 
 
 

WILHELM WORRINGER: SOYUTLAMA VE DUYUMSAMA

WILHELM WORRINGER: SOYUTLAMA VE DUYUMSAMA
Yazar: Özkan Eroğlu Wilhelm Worringer’in “Soyutlama ve Duyumsama” (Abstraktion und Einfühlung) isimli kuramsal çalışması, sanat tarihçilerinin hiçbir zaman vazgeçemeyeceği ve devamlı şekilde başvuru kaynağı olarak kullandıkları bir kitap. O nedenle bu “okuma çalışması”nın geri planında, ortaya çıkması yönünde çok neden bulunmakta. Üniversitede bu kuramsal çalışmayı ders olarak verdiğimiz yıllardan tutun da, kendimiz için yaptığımız araştırmalarda birçok kez değerlendirmemize kadar, çalışmayla gerçekten uzunca yıllar iç içe yaşadığımızı ve yaşamaya da devam edeceğimizi ifade etmek durumundayız.
Wilhelm Worringer “Soyutlama ve Duyumsama” kuramıyla, özellikle Alois Riegl başta olmak üzere, sanat düşüncesine kafa yoran başka kimselerden de alıntıladığı düşüncelerle, 20. yüzyıldaki her türlü soyut sanat algısının belli bir temele oturması için bir gayret ortaya koyan ilginç bir iş çıkarmıştır. Biz, Worringer’in “Soyutlama ve Duyumsama”sı deyince, tüm soyut sanat prensiplerini, sanatçılarını ve bunların gerçekleştirdikleri eylemlerin bu kuramdan etkilendiklerini aklımıza getiriyoruz.
Worringer’den tam olarak şunu öğrenmiş bulunuyoruz: “Soyut ve soyutlama demek, ‘duyumsama’sı gerçekleştirilmiş biçimlerden hareketlenmek ve bu biçimleri, ‘duyumsama’yı gerçekleştiren bünyenin, adeta bir arıtıcıdan geçirerek oluşturması”.


20x12 cm, 104 Sayfa, ISBN 978-605-84133-5-1
(Fiyat: 12 TL)




RESMİ ANLAMAK

RESMİ ANLAMAK
Yazar: Özkan Eroğlu 2013 yılında “Bir Resme Nasıl Bakmalıyız?” isimli bir kitap yayınlamıştık ve kitabımız okur tarafından heyecanla karşılanmıştı. Bu kitabın ikinci baskısını yapmaya hazırlandığımız bugünlerde, kitabı elden geçirirken aklımıza şu geldi: Bu kitaba bir alt başlık da konulmalı ve şöyle denilmeli: “Resmi anlamak için kuramsal yaklaşımlar”. Çünkü kitap, resim örneklerini içeren bir iki bölüm sunmasına rağmen, tamamıyla kuramsal bir yaklaşım içermekteydi. O zaman bu kitaba eş bir kitap daha hazırlamalıydık ve o kitabın alt başlığı da şöyle olmalıydı: “Resmi anlamak için pratik yaklaşımlar”. İşte şu an elinizde tuttuğunuz “Resmi Anlamak” isimli kitap böylece doğmuş oldu.
“Resmi Anlamak” kitabı, “Bir Resme Nasıl Bakmalıyız?” kitabımızın tersine, içeriği gereği bol ve renkli örnekten oluşmalı, bir dizge olarak seçilmiş resim yapıtı örnekleri üzerine yoğunlaşmalı, elden geldiğince bunların açıklamaları üzerinde durmalı, “Bir Resme Nasıl Bakmalıyız?” kitabının sunduğu kuramsal yaklaşımların iyice pekişmesini sağlamalıydı. Elinizdeki kitabın, böyle bir kitap olduğunu düşünüyoruz. Şimdi hiç bir şey havada kalmayacak, eş olan iki kitap birbirini destekleyerek, okurun sağlam temeller eşliğinde sanat yolculuğuna çıkmasında rehber olabilecek.
Uzun yıllar sanatın içinden ve dışındaki sanatseverlerden şunu duyduk: “Resmi anlamak istiyoruz”. Bir resme bakmakla kalıyor ve gerçekten anlamadıklarını itiraf ediyorlardı. Periyodik olarak “Bir Resme Nasıl Bakmalıyız?” seminerleri verdik ve devam etmekteyiz; sanat izleyicisini daha bilinçlendirmek adına. Günümüzde zamanın hızlı akması ve büyük şehirdeki zorlu yaşam koşullarından ötürü, İstanbul dışındaki okur ve sanatseverlere de söz konusu seminerleri ulaştırmada pratiklik sağlamak amacıyla, böyle bir kitabı hazırlayıp sunmanın doğru olacağını düşündük.

20x12 cm, 128 Sayfa, ISBN 978-605-84133-4-4
(Fiyat: 20 TL)




KÖTÜLÜK CEMAATLERİ

KÖTÜLÜK CEMAATLERİ
“Kötülük Cemaatleri” isimli kitabı, dünyadaki gnostik bakışın felsefî boyutunu, yaşanan pratikler eşliğinde değerlendirmeye alıyor. Çarpıcı, etkili örnek ve vurgularıyla okuru ciddi şekilde düşünmeye davet ediyor. Bu düşünme, okuru gnostik felsefeye ilgi duymaya da bir çağrı niteliğinde. Farkındalık arttırmayı da amaçlayan kitap, özellikle kültür ve uygarlık tarihine bakmakta olanlara yepyeni bakış açıları kazandırabilir, hatta günlük pratiklerle, geçmiş arasında bağlantılar kurmasına da yararlı olabilir.
Zeynep Sayın, kitabıyla ilgili birçok önemli vurgusundan birinde şunu söylüyor: “…Gnostisizmin tarihsel ortaya çıkışını, bütüne duyulan güvenin sarsılmasına bağlıyor Hans Jonas. Atina’dan Auschwitz’e uzanan bir güzergâh olsa bile, her bir vatandaşa, kendi özgüllüğünü ve özgürlüğünü bahşeden ve bütünü, bu parçaların ilişkisi olarak tanımlayan Atina polis’inden sonra imparatorluk gibi büyük ve karmaşık bir kosmopolis’te buluşulduğu zaman, parça ile bütün arasındaki ilişkinin soyutlaştığından söz ediyor. Birincil amacın, parçanın ve bütünle parçaların arasındaki ilişkisinin korunması yerine bütünün varlığının korunmasına dönüştüğü noktada, bütüne duyulan inanç sarsılıyor. Sözlük anlamıyla imperatif; imperare’den, emir kipinden, buyurmaktan ve buyurganlıktan geliyor imparatorluk; ilişkisini düzenleyemediği parçalarını korumaya değil, yok etmeye yöneliyor. Cizre, Nusaybin, Gezi, Ankara, Suruç, Silvan, LGBT… Kobane’ye giden gençler, Diyarbakır baro başkanı, Suriçi vb., vb… Vicdani redçiliğin kabul edilmediği bir ülkede cepheye yollanan gençleri de bu listeye eklemek gerek. 1209 yılında kiliseye sığınmış isyankârları, halkla beraber yok eden komutan gibi: “Hepsini yakın! Tanrı kendi kullarını ayırt eder!” Kolluk kuvvetlerinden öğretmenlerine, yargıçlarından din adamlarına akıllarına güvenebileceğimiz birer özne olma özelliğini yitirerek, artık kendimizi sakınmamız gereken birer nesneye dönüşüyor böyle bir bütünün parçaları; kötülük, kendini kullanma yeteneğini göstermeyen bir aklın araçsallığından kaynaklanıyor…”

20x12 cm, 96 Sayfa, ISBN 978-605-84133-3-7
(Fiyat: 15 TL)




MATISSE VE PICASSO

MATISSE VE PICASSO
Yazar: Özkan Eroğlu “Matisse ve Picasso” isimli bu kitap, öyle bilindik bir yan yanalıktan öte, “görme”, “görü” ve “durugörü” konularını iki sanatçı üzerinden ele almaya, yaptığı açıklamalarla eleştirel mekanizmayı işleterek, kendine özgü bir yorum ortaya koymaya çalışıyor. Uzunca zaman bu iki sanatçı üzerine toplanan kaynaklar, düşünmeler, hissetmelerin, bize bu çalışmayı yapma olanağı verdiğini ifade etmeliyiz.
20. yüzyılın modern sanat algısı, Matisse ve Picasso’nun yan yana konumlandırılmasına zemin hazırlamış, bu nadir durum iki sanatçının 1906’da tanışmalarıyla daha da resmî bir hal almıştır. Modern sanatın renk ve çizgi boyutlarına büyük bir zenginlik kazandıran Matisse ve Picasso, 20. yüzyıldaki modern atılımların “renk” ve “çizgi” öncüleri olarak da görülür. Picasso, sanatının hiçbir zaman bir kurama bağlanmasını istememiş, bu tip şeylere karşı çıkmış, sanat algısının kuramlaşması konusu ise, daha çok başka kimseler tarafından önerilen bir şey olmuştur. Her iki sanatçının da hemen aynı yıllarda çıkış yapmaları, aslında onların en net yan yana gelme nedenidir.
İki sanatçı renk ve çizgiden yana olan özelliklerini öne çıkararak gücünü Cézanne’ın “hemen her öğeyi geometriye indirgeyen plastik boyut” felsefesinden alır ve bu felsefe, Matisse’de renk ve kapladığı alanı, Picasso’da da çizgi ve çizginin temsil ettiği plastik alanın belirlenmesinde etkin olur. Matisse’de iç duygu gerçekliği, duygu ve düşüncenin plastik öğeler aracılığıyla dile getirilmesi söz konusudur. Picasso ise plastik öğelerin çehresini değiştirerek izleyici göz üzerinde bir matematik gerçekliğin kabulüne dek işi götürmeye çalışır.

19,5x13,5 cm, 104 Sayfa, renkli baskı, ISBN 978-605-84133-2-0
(Fiyat: 20 TL)




MODERN SANAT- 20. YÜZYILDA

MODERN SANAT- 20. YÜZYILDA
Yazar: Özkan Eroğlu Kitap, 20. yüzyıldaki modern sanata dair bir şeyler söylemek istiyor. Söylemek istediğini kendine göre bir kataloglama mantığı içinde, ilgili zaman diliminin “modern” sanat ve sanatçı olguları üzerinden ele alırken, bir “20. yüzyılda modern sanatın küçük tarihi” öneriyor.
Kitabın genel amacı ve kapsamında ele alınan sanatçılar, 20. yüzyılın modern sanat algısını oluşturarak, söz konusu algıyı derinden etkileyen sanatçılardır. Bu sanatçıların en derin iz bırakanları, en kapsamlı şekilde ele alınmaya çalışılmıştır. Genişçe ele alınan sanatçılar, zaman dilimlerinin hem modern, hem de kalıcı isimleri olarak gözükenleri olarak yorumlanmıştır. Günümüze yaklaştıkça eğilim veya üslup konusunun daha çok dikkat çektiği görülecektir. Çünkü son yıllarda kişilerden çok, olaylar daha ön planda yer almakta ve sanat, ancak sansasyon ile birlikte var olabilmektedir. Artık günümüzde “yaratıcı sanatçı” bulmak oldukça zorlaşmış, neredeyse olanaksız hale gelmiş durumdadır.
Kitap, yazarının, “Sanatın Tarihi” ve “Türkiye’de Resim Sanatı” kitaplarının ardından bir devam mantığı içinde hem bir zinciri tamamlaması, hem de ülkemiz sanat tarihi ortamına sunulan bir üçlemenin oluşmasını sağlaması açısından da büyük önem taşıyor.



19,5x13,5 cm, 424 Sayfa, ISBN 978-605-84133-1-3
(Fiyat: 35 TL)




ARTAB RESİMLERİ

ARTAB RESİMLERİ
Yazar: Özkan Eroğlu “M. Turgul Anday’ın Artab’ları, Türkiye’deki resim sanatının modern çağdaş yapısını ilgilendiren ve ülkemizdeki modern çağdaş resim sanatı içinde bu denli yoğunlukta çeşitlemeci-varyasyon yanlısı başka bir sanatçının daha olup olmadığı konusu üzerinde de düşünmeye iter. Böyle bir durumda ülkemiz resmi içinde Nejad Melih Devrim’in sanat algısına yakın duran ve kimi zaman Anday’ın ondan daha etkili genleşmelerine tanık olduğumuzu da ifade etmemiz gerekir. Avni Lifij’in modern çağdaş resim sanatımıza kazandırdığı romantik boyut bağlamındaki halet-i ruhiye durumunun, hem de çoğul bir dil kazanarak hemen her Artab kompozisyonunda karşımıza çıktığını dile getirmek hiç de yanlış bir vurgulama olmaz. Buradan M. Turgul Anday’ın sanat algısının, bizi Wassily Kandinsky ve Rudolf Steiner’in tinsellikle ilgili tezlerine dek götürdüğünü bile rahatlıkla ifade edebiliriz.”



23x19 cm, 136 Sayfa, 978-605-84133-0-6
(Fiyat: 20 TL)




DANTE’Yİ BETİMLEMEK

DANTE’Yİ BETİMLEMEK
Kitap, Dante’yi, başyapıtı “İlahi Komedya”yı ve onu konu alan sanat yapıtlarının izini sürüyor; bir anlamda plastik sanatlar tarihinde sözü edilen izi, olanca gücüyle okurla paylaşmak istiyor. Kitabın hazırlanış nedenini de şu vurgu tüm açıklığıyla ortaya koyuyor: Voltaire “Dante Alighieri’yi herkes tanır, fakat onun başyapıtı İlahi Komedya’yı tümüyle okuyan azdır. Hiç kimse onu tümüyle okumadığı için Dante’ye daima hayranlık duyulacaktır” demekten kendini alamamıştır.
Simge Özer Pınarbaşı’nın geniş bir kaynakçayı değerlendirerek hazırladığı bu kitap, bir anlamda sanat tarihi ile edebiyatı buluşturuyor; bir sorunsallaştırmaya tabi tutuyor ve bu sorunsalın çözümlenme işlemi de kendini yine kitapta göstermesini biliyor. Bir başka deyişle kitaptaki bütün bu gelişmeleri, bir sanat tarihçisinin Dante’ye ve başyapıtına dikkat kesilmesi olarak da yorumlayabiliriz.


19,5x13,5 cm, 176 Sayfa, 978-605-84817-6-3
(Fiyat: 20 TL)




SANAT YARATICI SANAT-Özkan Eroğlu İle Görüşmeler

SANAT YARATICI SANAT-Özkan Eroğlu İle Görüşmeler
Kitap söz konusu bölüm başlıklarından oluşmakta: “Yaratıcılık nedir? Yaratıcı Kişi Kimdir? ‘Yaratıcı’ doğru terim midir? Sanat bir bilim midir?” “Farklı Yaratıcılık Alanları, Türleri ve Aralarındaki Farklar”, “Yaratıcılık Neden ve Hangi İhtiyaçtan Doğar?”, “Yaratıcı Süreçte Yaşananlar, Yapılanlar ve ‘Ben’in Beslenmesi / Yaratıcı Kimliğin Felsefesi”, “Yaratıcı - Estetik Kurallar / Yaratıcı- İçsel İhtiyaç”, “Yaratıcı - Yaratılan İlişkisi”, “Yaratıcı - Eleştiri / Yorum İlişkisi”, “Yaratıcı Kişi - Siyasal, Sosyal Ekonomik Düzen ve Gelenek”, “Yaratıcının Etkileme Yolu ya da Etkilenmemeyi Seçmesi, Yaratıcılık ve İletişim”, “Yaratı, Görsel Kültür, Tasarım / Yaratıcılığın Anlam Kayması”, “Yaratıcılığın / Yaratıcının Sonu Gelir mi?”.
Başlıkları kapsamında Tuğba Gürkök Uygur soruyor, Sanat Felsefecisi, Eleştirmen Özkan Eroğlu cevaplıyor. Soru ve cevaplar sanat tarihinden felsefeye, sosyolojiden psikolojiye, kimi zaman da sanat ortamlarının günlük yaşamlarına dönük pratik açıklama, yorum ve eleştirileri türlü yönlerden ele alıp değerlendiriyor.



20x12 cm, 208 Sayfa, 978-605-84817-9-4
(Fiyat: 20 TL)




SURİÇİ GALATA (TÜKENDİ)

SURİÇİ GALATA (TÜKENDİ)
İstanbul içinde küçük bir İstanbul olarak görülen ve başlı başına bir tarih olan “Suriçi Galata” bölgesi ve aynı ismi taşıyan bu kitap, her şeyden önce bölgeye ve bölge üzerine araştırma yapmak isteyenlere, konuya giriş boyutunda bir hizmette bulunmayı amaçlıyor. Bu çalışmada-birebir dini yapılarla ilgisi olanlar hariç- sivil yapılara yer verilmiyor. Yanı sıra sanat tarihi açısından bir kataloglama değeri bulunan hemen her yapıya da işaret edilmeye gayret ediliyor. Böylece bu kitap, “Suriçi Galata” bölgesiyle ilgili bir tespit çalışması olarak önemli bir konuma yerleşiyor.
Celal Esad Arseven, “Eski Galata ve Binaları” isimli küçük kitabında şöyle demektedir: “Tarihçiler tüm dikkatlerini Bizans şehri üstünde toplamışlardır. Bilginler hiç bir zaman Galata’ya layık olduğu önemi göstermemişlerdir. Galata’nın tarihini yazmak için yakında çok geç olacak, çünkü tekmil Galata değişip yıkılıyor, binaları yerle bir edilip yerine tarihsel çizgileriyle hiç bir bağlantısı olmayan yapılar dikiliyor.” Bugün ise “Suriçi Galata”da gelinen durum Arseven’i fazlasıyla haklı çıkarıyor.


20x12 cm, 104 Sayfa, ISBN 978-605-84817-8-7
(Fiyat: 15 TL)TÜKENDİ




TÜRKİYE'DE RESİM SANATI

TÜRKİYE'DE RESİM SANATI
Yazar: Özkan Eroğlu “TÜRKİYE’DE RESİM SANATI- Tarih, Yorum, Eleştiri”
Yazarı: Özkan Eroğlu

Kitap, 90’lı ve 2000’li yıllarda plastik sanatlar alanında yoğun şekilde yazan bir sanat tarihçi-bağımsız eleştirmenin, Türkiye’deki resim sanatının durumunu samimi bir gerçeklikle geçmişten günümüze ortaya koyma çabasını gözler önüne seriyor. Bu çaba, toplumundaki resim sanatı algısının mutlak evrenselliği sorgulayarak hareket etmesi gerektiğinin de önemini dışa vuruyor. Ülkemizdeki resim sanatının kökleriyle işe girişen ve iki temel bölümden oluşan kitap, ayrıca söz konusu bölümleri açan giriş metinlerinde vurgulanan- sadece resim sanatını değil, toplumdaki tüm kültürel olguları olumsuz etkileyen- sosyolojik eksiklikleri de okurun fark etmesini ve bu sorunların üzerinde de düşünmesini arzu ediyor.
Bilinen, bugüne kadar yazılmış ve sayısı oldukça az olan Türkiye’deki resim sanatı gelişmelerini ortaya koyan yayınlara benzemeyen, dolayısıyla sıra dışı bir bakış açısı getiren kitap, ülkemiz resim sanatının, özellikle yeni bir inşayı zorunlu kıldığı konusunun altını da yaptığı eleştirilerle çiziyor. Ve eleştirirken, kalıpları kırma ve önerilerde bulunmaktan da geri durmuyor.
Sonuç olarak yazar, Türkiye’deki resim sanatı ortamında sürekli tekrarlanan ve inandırılmak istenen “benzetimi bol bir olumluluk”a inanç göstermiyor ve ancak samimi bir gerçeklik eşliğinde, görmeyi bilen eleştirel gözler ile resim sanatımızın yeniden inşa edilerek evrenselliğe ulaşabileceği konusunun üzerinde ısrarla duruyor.



20x12 cm, 304 Sayfa, ISBN 978-605-84817-7-0
(Fiyat: 25 TL)





[1] [2] [3] [4] [5]

 
 
Copyright © 2013 tekhneyayinlari.com - Sitenin yayın hakları TEKHNE YAYINLARI'NA aittir. Kaynak göstermek şartı ile alıntı yapılabilir.